|
Merhaba Sayın Ziyaretçi; Sitemize hoşgeldiniz…Eğitimevi. net'in amacı Türk eğitimine olumlu yönde katkıda bulunmaktır. Sitemizde 1.sınıf testler,2.sınıf testler,3.sınıf testler, 4.sınıf testler, 5.sınıf testler,6.sınıf testler, 7.sınıf testler, 8. sınıf testler, En güzel ödev kapakları,fen animasyonları, masallar, şarkılar, belirli gün ve haftalar, eğitici filmler, eğitici oyunlar, 1.sınıf online testler, 2.sınıf online testler,3.sınıf online testler, 4.sınıf online testler, 5.sınıf online testler,6.sınıf online testler1.sınıf sınavlar, 2.sınıf sınavları, 3.sınıf sınavları, 4.sınıf sınavları, 5.sınıf sınavları, gif resimler, Ata sözleri ve anlamları, şarkı sözleri,okul şarkıları, sunular, ilkyardım,1.sınıf testleri,2.sınıf testleri,3.sınıf testleri, 4.sınıf testleri, 5.sınıf testleri,6.sınıf testleri 7.sınıf testleri, 8. sınıf testleri çizgi film, bilmeceler, ,soru bankaları, sınavlara ücretsiz ve üyeliksiz kolayca ulaşabilirsiniz.Sitemizi ziyaretinizden dolayı teşekkür eder, yine bekleriz. |
|
|
|
ÖYKÜLER-6 |
YILLAR ÖNCE BIR ILKOKUL ÖGRETMENININ BASINDAN GEÇEN BIR HIKAYE
Bayan Rachel dersler basladiginda 5. sinif ögrencisi David’i gözlemlemis onun diger çocuklarla oynamadigini; giysilerinin kirli, saçlarinin da oldukça daginik oldugunu görmüs ve yadirgamisti.
David’in dosyasini incelemeye karar verdi. Incelediginde oldukça sasirdi. Çünkü 1. sinif ögretmeni “David zeki ve neseli bir çocuk. Ödevlerini düzenli olarak yapiyor ve arkadaslari ondan çok memnun” diyordu. 2. sinif ögretmeni: "Mükemmel bir ögrenci, fakat annesinin amansiz hastaligi onu üzüyor ve sanirim evdeki yasami çok zor...” diyordu. 3. sinif ögretmeni: “Annesinin ölümü onun için çok zor oldu. Babasi ona yeterince ilgi göstermiyor ve eger bir seyler yapilmazsa evdeki olumsuz yasam onu etkileyecek.” diye yazmisti. 4. sinif ögretmenine gelince: “ David içine kapanik ve okula hiç ilgi göstermiyor. Hiç arkadasi yok ve bazen sinifta uyuyor.” demisti. Simdi Bayan Rachel sorunu çözmüstü ve kendinden utaniyordu.
Ögrenciler ona güzel kagitlara sarilmis, süslü kurdelelerle paketlenmis Noel hediyeleri getirdiginde kendini daha da kötü hissetti. Çünkü David’in armagani kaba, kahverengi bir kese kagidina gelisigüzel sarilmisti.
Bunu diger ögrencilerin önünde açmak ona aci verdi. Birkaç tasi düsmüs, sahte taslardan yapilmis bilezigi ve üçte biri dolu parfüm sisesini görünce ögrenciler gülmeye basladilar.
Fakat ögretmen, bilezigin ne kadar zarif oldugunu söyleyerek ve parfümden birkaç damlayi bilegine damlatarak onlarin bu gülmelerini bastirdi.
O gün okuldan sonra David ögretmenin yanina gelerek “Bayan Rachel, bugün hep annem gibi koktunuz” dedi.
Çocuklar gittikten sonra ögretmen uzun süre agladi. Sonraki günlerde David’e özel bir ilgi gösterdi. Onunla çalisirken David’in zekasinin tekrar canlandigini hissetti. Ona cesaret verdikçe, çocuk gelisiyordu. Yil sonunda David, sinifin en çaliskani ve kendisinin de en sevdigi ögrenci olmustu. Bir yil sonra, kapisinin altinda bir not buldu. David’dendi. Tüm yasantisindaki en iyi ögretmenin kendisi oldugunu yaziyordu.
Ondan mektup alana kadar 6 yil geçti. O mektupta liseyi bitirdigini ve sinifindaki üçüncü en iyi ögrenci oldugunu ve Bayan Rachel’in hala hayatinda gördügü en iyi ögretmen oldugunu yaziyordu.
Dört yil sonra, bir mektup daha aldi David’den. Üniversitede okudugunu ve iyi dereceyle mezun olmak için çok çaba sarf etmesi gerektigini yaziyordu. Ve Bayan Rachel hala onun hayatinda tanidigi en iyi ögretmendi.
Daha sonra dört yil daha geçti ve bir mektup daha geldi. Iyi bir dereceyle üniversiteden mezun oldugunu ama daha ileriye gitmek istedigini yaziyordu. Ve hala Bayan Rachel onun tanidigi ve en çok sevdigi ögretmendi. Bu kez mektubun altindaki imza biraz daha uzundu. Tip Doktoru ünvani eklenmisti adinin altina.
Sonra ilkbaharda bir mektup daha aldi Bayan Rachel. David, çok iyi bir kizla tanistigini ve evlenecegini yazmisti. Ve babasinin birkaç yil önce öldügünü ve Bayan Rachel’in dügünde, damadin anne ve babasi için ayrilan yere oturup oturamayacagini soruyordu. Tabii ki oturabilirdi. Ve tahmin edin ne oldu? O törene giderken birkaç tasi düsmüs olan o bilezigi takti. Ve tabii ki Noel’de David’in ona verdigi ve annesi gibi koktugunu söyledigi parfümü de sürmeyi ihmal etmedi.
Birbirlerini sevgiyle kucaklarlarken, David onun kulagina “Bana inandiginiz için çok tesekkürler, Bayan Rachel. Beni önemli hissetmemi sagladiginiz ve beni hayata döndürdügünüz için...” diye fisildadi. Bayan Rachel gözünde yaslarla ona karsilik verdi:
“Ben sana tesekkür ederim, yaniliyorsunuz, seninle karsilasincaya kadar ben ögretmenligi bilmiyormusum.” dedi.
YOKSUL ÇİFTÇİ
İskoçya’da yoksul mu yoksul bir çift yaşardı. Fleming'di adı. Günlerden bir gün tarlada çalışırken bir çığlık duydu. Hemen sesin geldiği yere koştu. Bir de baktı ki beline kadar bataklığa batmış bir çocuk, kurtulmak için çırpınıp duruyor. Çocukcağız bir yandan da avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Çiftçi çocuğu bataklıktan çıkardı ve acılı bir ölümden kurtardı.
Ertesi gün Fleming'in evinin önüne gelen gösterişli arabadan şık giyimli bir aristokrat indi. Çiftçinin kurtardığı çocuğun babası olarak tanıttı kendini.
''Oğlumu kurtardınız, size bunun karşılığını vermek istiyorum'' dedi. Yoksul ve onurlu Fleming ;
''Kabul edemem!'' diyerek ödülü geri çevirdi. Tam bu sırada kapıdan çiftçinin küçük oğlu göründü.
''Bu senin oğlun mu?'' diye sordu aristokrat. Çiftçi gururla ''Evet!'' dedi. Aristokrat devam etti ;
''Gel seninle bir anlaşma yapalım. Oğlunu bana ver iyi bir eğitim almasını sağlayayım. Eğer karakteri babasına benziyorsa ilerde gurur duyacağın bir kişi olur.''
Bu konuşmalar sonunda Fleming'in oğlu aristokratın desteğinde eğitim gördü. Aradan yıllar geçti. Çiftçi Fleming'in oğlu Londra'daki St. Mary's Hospital Tıp Fakültesi'nden mezun oldu ve tüm dünyaya adını penisilini bulan Sir Alexander Fleming olarak duyurdu.
Bir süre sonra aristokratın oğlu zatürreeye yakalandı. Onu ne mi kurtardı?
Penisilin!
Aristokratın adı : Lord Randolp Churchill' di...
Oğlunun adi ise : Sir Winston Churchill.
Paraya gereksiniminiz yokmuş gibi çalışın.
Hiç acı çekmemiş gibi sevin.
Hiçbir şey beklemeden verin.
Karşılığını mutlaka bir gün alırsınız...
YOLUMUZDAKİ ENGELLER
Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacak? Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu. Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye başladı. Sonunda kan ter içinde kaldı ama, kayayı da yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü. Açtı. Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde.
"Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir" diyordu kral.
Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders vermişti.
"Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır."
Bir bardak dolusu gülümseme ile başlayın,
Bir kap dolusu dostluk ilave edin,
Bir tutam yumuşaklık ve biraz da nezaket tozu ile kabartın,
Bir kaşık ümit,
Bir büyük porsiyon yardımlaşma,
Çok miktarda ılım ve bir tutam alçakgönüllülük ile çırpın. Kuvvetlendirmek için de bir çorba kaşığı güvene
ihtiyacınız olacak.
Bir sadakat kasesi içinde bir ölçü inanç, iki ölçü aklı selim ve birkaç damla hoşgörüyü azar azar ilave ederek
sevgi ile karıştırın.
iki kaşık gülücük, bir kaşık sabır ve bir tutam övgü ilave edin.
Şevk ile hiç durmadan karıştırın ve şükran ile tatlandırın.
Yemeğin adı mı?
İNSANLIK !!!
|
|
|
|